MEMLEKET SEVGİSİ
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri sabahtan öğlene kadar birer, birer geldiler. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eliyle kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayayı kaldırdığı yerde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde. "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.
Vizontele 1 filminin belediye başkanı televizyonun ilçede hizmete girme töreninde; “Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sorarlar, buranın nesini seviyorsunuz? Çok zordur buna cevap vermek, bir insan memleketini neden sever? Başka çaresi yoktur da ondan. Bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. İnsan bir yeri severse orası dünyanın en güzel yeridir. Şayet dünyanın en güzel yerini sevmezse orası dünyanın en güzel yeri değildir.” Der.
Memleket sevgisi ile ilgili duyduğum en güzel cümlelerden biridir. Anadolu’nun her köşesinde görev yapan tüm görevlilerin kulağına küpe yapması gereken bir sözdür. “Bir insan bir yeri severse orası dünyanın en güzel yeridir.” İnsanın görev yaptığı memlekette maksimum yararlı olabilmesi için orayı sevmesi çok önemli bir mesele olarak görüyorum. Yüz yıllar önce Osmanlı devletinin kuruluşunda önemli derece felsefesi bulunan Şeyh Edebalı Osman Gazi’ye; “Oğul insanı yaşat ki devlet yaşasın” demiştir. Görev yaptığımız memleketi ve insanlarını seversek buradaki işleyiş son derece iyi bir düzende gideceği muhakkaktır. Son zamanlarda çok kimse memleketini çok sevdiğini söylüyor. Ben memleket sevgisini en güzel büyük önder M. Kemal’in meşhur sözünde buluyorum; “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yerine getirendir.” İnsan işini en iyi yapmalı ve memlekete artı değerler katmalıdır.
Sahi yollarımızdaki taşları, engelleri kaldırmaya var mısınız? Bu gün ülkemizin hangi alanına bakarsak şiddet ve küçük yaşta suçla tanışmış gençleri görüyoruz. Toplumsal sorumlulukla yaklaşarak gelecekte toplumun önüne suçlu olarak çıkabilecek gençlerimizden çöp toplayan, madde bağımlısı, terör riski olan gençlere yönelik olarak yapılan çalışmalara var mısınız? Unutmayalım yolda kalan taşlar muhakkak yoldan geçen herkesi rahatsız edecektir.